Resesyon Nedir Türkiye’de Resesyon Görülür Mü?

Posted by

Resesyon Nedir Türkiye’de Resesyon Görülür Mü?
Resesyon, makroekonomide sıkça kullanılan ve ekonomide durgunluk anlamına gelen bir terimdir. Ülkelerin ekonomik olarak büyüme verileri bir yılda çeyreklere bölünüp açıklanır, çünkü bu ekonomistler açısından en uygun olandır. Her yıl, yılın ilk üç ayı için ilk çeyrek, ikinci üç ayı için ikinci çeyrek, üçüncü üç ayı için üçüncü çeyrek ve son üç ayı içinse dördüncü çeyrek adı verilen zaman aralıklarında ekonominin bir önceki yılın aynı çeyreğine oranla ne kadar büyüdüğü resmi kaynaklar tarafından açıklanır. Ülke ekonomileri genel olarak büyümeye eğilimli olduğu için çoğunlukla bir büyümeden konuşulur, fakat ülkelerin küçüldüğü ya da teknik tabirle negatif büyüdüğü çeyrekler de olmaktadır. Ekonomide kullanılan tanımıyla ifade etmek gerekirse, resesyon üst üste iki dönem küçülme yaşayan ekonomilere denir. Üst üste kelimesi önemlidir, zira aralıklarla küçülme yaşayan ülkeler resesyona girmez. Resesyon, elbette istenmeyen bir durumdur ve girildiğinde içinden çıkması pek kolay değildir. Ekonomik tanımların dışına çıktığımızda, günlük hayatta da resesyonun ne kadar kötü olduğu görülebilir.
Resesyondaki Bir Ülkeyi Neler Beklemektedir?
Resesyona girmiş bir ülkeyi ekonomik olarak zor bir süreç beklemektedir. Ekonomisi zorda olan bir ülkenin diğer alanlarda da sıkıntılar yaşayacağı bilinmektedir. Normal şartlarda resesyona giren bir ülkede enflasyonun düşük olması beklenir, çünkü resesyondan dolayı düşen alım satım işlemleri piyasada bulunan paranın artmasını engeller ve enflasyonun önüne geçer. Eğer aynı zamanda bir ülke hem resesyonda hem de yüksek enflasyona sahipse bu duruma stagflasyon denir. Stagflasyon, resesyondan çok daha kötüdür. Resesyon, küçülmeden ötürü alım satım işlemlerini azaltıp tasarrufu arttıracağı için ülkenin yaptığı ticareti önemli ölçüde azaltır. Ülkenin milli gelirinin azalmasına yol açar. Bu durgunluk sürecinde şirketler de tasarrufa gideceği için işten çıkarmalar yaşanır ve işsizlik artar.
Resesyonun iki çeyrekten, yani yarım yıldan fazla sürmesi işsizliği çok daha arttırır. Resesyon kur artışını beraberinde getireceği için kredi maliyetleri artar ve bu da ticaretin daha da azalmasına yol açar. Yani, ekonomi kendi içerisinde bir kısır döngüye girer. Resesyondan çıkmak için harekete geçen devletler bunu yardım alarak başarabilir, fakat resesyonla mücadelede enflasyonun artacağını kabullenmek gerekir. Resesyondan en fazla etkilenen sektörler inşaat, sanayi, finans sektörleridir.
Son 30 Yılda Türkiye’nin Yaşadığı Resesyon Dönemleri
Türkiye, kuruluş yılından bu yana ekonomik olarak kırılgan ülkelerden biri olmuştur. Dünyada yaşanan olaylardan çabuk etkilenen yapısı itibariyle belirli aralıklarla kriz ve resesyon dönemleri yaşamıştır. Son 30 yılda Türkiye, 5 kez resesyona girmiştir. Bunlar yaşanan ekonomik krizin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 1988-1989 yıllarında Sovyetler Birliği’nin çöküm süreci sırasında Türkiye bir krize ve resesyona girmiştir. 1991’deki finansal krizde Türkiye küçük de olsa negatif büyümeyi iki çeyrek üst üste yaşamıştır ve teknik olarak resesyona girmiştir. Bundan 3 yıl sonra, 1994 ekonomik resesyonu Türkiye ekonomisinin 6,7% küçülmesine neden olmuştur. Arından 1998 ve 2001 yıllarında Türkiye iki kez daha resesyona girmiş ve milli gelir olarak küçülmüştür.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir